
Özgeçmişte istenen pozisyon, en parlak kariyer beklentilerinin önüne geçebilecek bir noktadır. İşe alım uzmanları, kendi başvurunuzu hazırlamadan önce başkalarının hatalarını temel düzeyde incelemenin bile başarı şansını önemli ölçüde artırabileceğini belirtiyor. Hangi işe başvuracağınızı bilmiyorsanız ne yapacağınıza karar verirken, diğer iş arayanlar tarafından gönderilen örnekleri göz önünde bulundurmanızda fayda var.
Pozisyon listesi farklı seçenekler veya mesleklerin bir kombinasyonunu içerse bile, İşverenler için ana kriter, gelecekteki çalışanın belirli bir meslekteki yeteneklerine olan güvenidir.
Başvuru yaparken pozisyonun tanımını iyi anlamak çok önemlidir. İşverenler, başvurduğunuz pozisyona uygun becerilerinizin olduğunu görmek isterler. Bu yüzden özgeçmişinizde doğru anahtar kelimeleri kullanmak ve pozisyona uygun deneyimlerinizi vurgulamak gerekir. Ayrıca, başvurulan pozisyona göre özgeçmişinizi özelleştirmek, dikkate değer bir fark yaratabilir.
Özgeçmişinize eklemeniz gereken önemli bilgiler arasında, sahip olduğunuz sertifikalar, eğitimler ve gönüllü çalışmalar da yer alabilir. Bu unsurlar, pozisyonla doğrudan ilgili olmasa bile, işverenlere yeteneklerinizin ne kadar geniş olduğunu gösterir ve sizi diğer adaylardan ayırabilir.
-Budapest.pdf.png.png)
İstenen konum nasıl doğru belirlenir?
Bazen sadece bir CV’nin sunulması sizi hayalinizdeki işten ayırabilir. İstenen pozisyonun uzmanın mesleki becerilerine uygun olması önemlidir. Kesin bir kural vardır: her açık pozisyon için sadece 1 CV vardır. Bilginizin genişliğini göstermeye çalışırsanız, işgücü piyasasının dışında kalabilirsiniz. Buna ek olarak, başvuru sahiplerinin kaçınmasının daha iyi olacağı başka hatalar da vardır.
İlk kez CV yazmayı planlıyorsanız, Öncelikle mevcut örnekleri incelemeli, kompozisyon kurallarını anlamalısınız. Buradaki ana öneri sadece bir tanesidir: başlık yerine iş unvanını koyun. Yani, belgenin üst kısmındaki “CV” yazısıyla değil, başvuru sahibinin kalifiye olmaya karar verdiği pozisyonun tanımlanmasıyla başlamalısınız. İşe alım uzmanlarına göre, “Ne seçeceğimi bilmiyorum” varyantları, iş bulmak isteyen kişinin olgunlaşmamış olduğunu gösterir.
Becerilerinizi işverene sunmak, iş bulmanın ikinci adımıdır. İşverenler CV’leri incelerken öncelikle belirli bir pozisyonla ilgilenen uzmanları ararlar. Buna göre işe alım süreci, farklı pozisyonlar için başvuranları hemen eliyor. Beklentilerinizi CV’nizin başlığında listelerseniz, hiç teklif alamayabilirsiniz.
Kendinizi sunma konusunda sorumlu bir yaklaşım benimserseniz hatalardan kaçınabilirsiniz. Özgeçmişin ilk bölümünü doğru bir şekilde doldurmak için, en başından itibaren belirli bir şemaya göre hareket etmek faydalı olacaktır.
Kurallara uyarak, ilk seçim aşamasında başarı şansınızı önemli ölçüde artırabilirsiniz. Sadece özgeçmişte kritik hatalar yapmamak önemlidir, bu da başvuru sahibi ile işbirliği yapmayı hemen reddetmeye yol açacaktır.
Bölüm yazımındaki hatalar
CV’nize güzel bir iş unvanı koymak yeterli değil, iş unvanını doğru formüle etmek, iş profilini tanımlamak ve kendinizi doğru sunmak da önemli. En yaygın hataları daha ayrıntılı olarak ele almakta fayda var.
En kötü hata, istenen pozisyonu hiç belirtmeden CV göndermektir. Büyük bir şirkette, farklı profillerde düzinelerce boş pozisyon olabilir. İK personeli, mevcut pozisyonları belirli bir başvuru sahibine uyacak şekilde özelleştirmeyecektir. Bir uzmanın hangi pozisyonla ilgilendiği hakkında bilgi eksikliği, profesyonel olmayan bir çalışma tutumunun ilk işaretidir.
Görünüşe göre en kolay seçenek, pozisyonla ilgili verileri çalışma kitabından yeniden yazmak. Bu belgede yer alan ifadeler, yaygın olarak kullanılan ifadelerden belirgin bir şekilde farklıdır; taburculukları ve uzmanlıkları belirtir ve arama aralığını daraltır. Bürokratikliği reddetmek ve işe alım uzmanlarının kuru dilini daha tanıdık bir düzleme çevirmek daha iyidir.
İş unvanını doğru bir şekilde oluşturarak, bir iş arayana iş teklif etmeye hazır olacak şirketlerin listesini önemli ölçüde genişletebilirsiniz.
Bir CV’de iş unvanını belirtirken Bunu çalışmak istediğiniz sektörle karıştırmamak önemlidir. Örneğin, “idari ve ekonomik faaliyet” veya “pazarlama”, “satış” yanlış ifadelerin canlı bir örneğidir. Kavramların ikamesi genellikle kişisel olmayan tanımlar için geçerlidir: “satış katı çalışanı”, ‘amir’, ‘çalışan’. Özgeçmişteki iş unvanı şu şekilde olmalıdır: “pazarlamacı”, “yönetici”, “satış asistanı”.

Öğrencilerin özgeçmişlerinde istedikleri pozisyonu belirtirken yaptıkları temel hata, iş unvanı yerine henüz tamamlanmamış eğitimleri hakkında bilgi vermektir. Bu sadece bir kişinin şirket hiyerarşisinde işgal ettiği bir statüdür. Özgeçmişte böyle bir sütun yararlı olmayacaktır, ancak eğitim bölümünde kursu ve uzmanlığı belirtebilirsiniz. Pratik bilgi veya gerçek iş deneyimi varsa, “stajyer” veya “stajyer” eklenerek belirtilebilir.
Başvuru sahipleri genellikle tüm yaşam ve iş geçmişlerini bir CV’de listelemeye değer olduğunu düşünürler. İşveren sadece boş pozisyona uygun, vicdanlı bir çalışan almak ister. Birden fazla beceriyi aynı anda sadece birbirleriyle ilişkili oldukları takdirde listelemelisiniz. Örneğin, “satış elemanı”, “kasiyer”, “satış temsilcisi”. İlgisiz pozisyonlardan oluşan bir liste muhtemelen potansiyel bir işvereni korkutacaktır.

En başından itibaren kendinizi değersizleştirmemelisiniz. Potansiyel bir çalışan, herhangi bir işi kabul edeceğini belirtmekle, o işi almasını engellemiş olur. Özgeçmişinde hırsları ve belirli bir pozisyonu olmayan bir kişi yalnızca düşük ücretli tekliflere veya tek seferlik yarı zamanlı işlere güvenebilir. Şirket onun adaylığını ciddi olarak değerlendirmeyecektir.
Pozisyonu doğru bir şekilde belirtseniz bile, ayrıntıları unutmamalısınız. “Yönetici” ibaresi uzmanların gerçek becerilerini ortaya çıkarmaz. “Satış”, ‘personel’, ‘müşteri hizmetleri’ eklemek başarıya giden ilk adımdır. Programcılar CV’lerini çalıştıkları dillerle süslemelidir.
Örnekler
Aranan uzmanlık hemen belirtilmezse, CV işe alım görevlisinin dikkatinden kaçabilir. Örneğin, farklı sorumluluk alanlarında üç uzmanlık belirterek, hiçbir pozisyonda uzun süre tutunamayan bir kişi olarak itibar kazanabilirsiniz. Toptan ve perakende satış geçmişi olan bir başvuru sahibi çok daha etkileyicidir.
Doğru ifadeyi seçmek çok önemlidir. Bu size daha seçim aşamasındaki rakiplerinize karşı avantaj sağlayacaktır. Bu bilginin “başlık” kısmına yerleştirilmesi özellikle önemlidir – başlık. O zaman kendi deneyiminizi ayrıntılı olarak anlatabilirsiniz.
Böyle bir özgeçmiş, tüm kurallara göre doldurulmuş olsa bile şablon versiyonundan çok daha bilgilendirici ve çekici görünecektir.
İçerik ve dil kullanımı
Özgeçmişte istenen pozisyona uygun içerik oluştururken, net ve doğrudan dil kullanımı tercih edilmelidir. Her bir cümlede hangi beceri ve deneyiminizle bu pozisyona katkı sağlayacağınızı açıkça belirtin. Gereksiz ayrıntılardan kaçının; sadece ilgili bilgiye odaklanın.
Başlıklar ve alt başlıklar kullanarak yazıyı bölümlere ayırmak, okunabilirliği artırır. Her bölümü kısa ve öz tutun. Her deneyiminizi belirli bir pozisyonla ilişkilendirerek, işverenin ilgisini çekin. Pozisyonun gereksinimlerine odaklanarak, hangi yetkinliklerinizi vurgulamak gerektiğine karar verin.
Dilinizi açık ve anlaşılır tutun. Karışık cümle yapılarına yer vermek, mesajınızı bulanıklaştırabilir. Pozitif bir dil kullanın, ama abartıya kaçmamaya özen gösterin. Gerçekçi olun, ancak başvurulan pozisyon için önemli olan her şey hakkında bilgi verin.
Yazım hatalarından kaçının. Profesyonel bir izlenim bırakmak için doğru dil bilgisi ve imla kurallarına dikkat edin. Ayrıca, gereksiz jargon ve aşırı teknik terimlerden kaçınmak, yazının daha geniş bir kitle tarafından anlaşılmasını sağlar.






