Çiftler bir araya gelir ve ayrılır. Bir ilişkiden sonra her zaman başkaları vardır. Eşler yeniden evlenir ve yeni bir hayata başlar. Evliliklerin neredeyse her zaman çocukları olur ve eşler boşanırsa, çocuklar ebeveynlerden birinin artık olmadığı bir aileye uyum sağlamak zorunda kalırlar. Babanın yeni evlendiği eşi, ilk evlilikten olan çocuğa her zaman iyi gözle bakmaz. Ve bu herkes için çok büyük bir sorundur. İşleri nasıl düzelteceğimizi ve ilişkiyi nasıl onaracağımızı bulmaya çalışalım.
Öncelikle, kendinizi bu durumdan nasıl hissettiğinizi anlamaya çalışın. İlgili hislerinizi ifade etmek, duygusal yükleri hafifletmek için önemlidir. Duygularınızı paylaşabileceğiniz bir arkadaş veya terapistle konuşmayı düşünebilirsiniz.
Sonra, çocuğunuzun davranışlarına karşı sabırlı ve anlayışlı olmalısınız. Çocuk, yeni bir evde ve yeni bir ebeveynle uyum sağlamaya çalışırken zor bir dönem geçiriyor olabilir. Onunla duygusal bir bağ kurmak için zaman ayırın. Onun ilgi alanlarına ve hobilerine yönelin, birlikte vakit geçirin.
Ayrıca, eşinizle açık bir iletişim kurmak önemlidir. Kendinizi nasıl hissettiğinizi ve çocuk ile ilişkisindeki kaygılarınızı ifade edin. Bu konuşmalar, eşinizin durumu daha iyi anlamasına yardımcı olacaktır. Birlikte bir çözüm yolu bulmaya çalışın.
Gerekirse profesyonel yardım almayı düşünebilirsiniz. Aile terapisi, herkesin hislerini ifade etmesine ve bir araya gelmesine yardımcı olabilir. Uzman bir terapist, ilişkiyi güçlendirmek ve çocukla olan bağı kuvvetlendirmek için stratejiler geliştirebilir.
Nefretin nedenleri
Nefret yıkıcı bir duygudur. Birine karşı duyulan düşmanlığa dayanıyor. Nefret dolu tutum çocuğa yönelikse çok üzücü. Eşler boşanabilir. Sonra aileden biri ayrılır ve yerine başka biri geçer. Çoğu zaman yetişkinler böyle bir olayın çocuklarını nasıl etkileyeceğini düşünmezler.
Örneğin, baba daha genç biriyle tanıştı ve onunla evlendi. Yeni evli bir eş, kocasının ilk evliliğinden olan çocuğuna karşı genellikle çok düşmanca davranır. Bu neden oluyor?? Birincisi, kızı veya oğlu ona sürekli olarak kocasının geçmişini hatırlatır. İkinci olarak, babanın yeni eşinin istediği şekilde hareket etmesini engellerler. Eşler, kadın için yabancı olan bir çocuğun varlığının dikte edebileceği koşullara sürekli olarak uyum sağlamak zorundadır.

Buna ek olarak, çocuğun kendisi de rahat ettiği aileyi bozdukları için üvey anne ve babaya zarar verebilir ve onlardan intikam alabilir. Bu tür bir durum, çocuğun ruh sağlığını olumsuz etkileyebilir, bu nedenle ebeveynlerin bu konulara dikkat etmesi önemlidir.
Bununla birlikte, karşılıklı reddetmenin ortaya çıkmasının nedenleri çok sayıda olabilir. Bu kadar çok insan, bu kadar çok karakter. Bu nedenle olaylar farklı senaryolar altında gelişebilir.
Şimdi en yaygın olanlara bakalım.

Bu gibi nedenlerden dolayı, önce yeni eş çocuğa karşı düşmanlık besler ve daha sonra çocuğun kendisi, babası tarafından seçilen kadından çok nefret etmeye başlar. Bu durumun üstesinden gelmek için aile içindeki iletişimi güçlendirmek ve çocuklarla açık bir diyalog kurmak önemlidir. Ayrıca, çocuklara sevgi ve ilgi gösterilmesi, boşanmanın ardından yaşanacak zorlukların daha kolay aşılmasına yardımcı olabilir.
Bir çocuk nasıl kabul edilir?
Bir ilişki çıkmaza girdiğinde, tamamen bozulabilir. Bunun olmasını önlemek için önlemler almak ve çeşitli uzlaşmalar aramak gerekir. Bu konuya daha ayrıntılı olarak bakalım.
Psikolog tavsiyesi
Başkasının çocuğunu yetiştirme sorununu çözebilecek hiçbir tavsiye yoktur. Arzularınızı ihmal edemezsiniz. Bu yüzden her zaman hatırlayın: Kendiniz istemiyorsanız, ilk evliliğinizden olan çocuğunuzu kendinize sevdiremezsiniz. Sonuç olarak, kişisel duygularınızın üstesinden gelemiyorsanız, başka bir kadından çocuğu olan bir erkekle evlenmeyi reddetmenin daha iyi olacağı sonucuna varılmıştır.

Eğer kararlıysanız ve tüm zorlukların üstesinden gelmek istiyorsanız, aşağıdaki ipuçlarını deneyin.
Aile İçi İletişim Stratejileri
Empati kurmak, ailenin her bireyinin duygularını anlamak için önemlidir. Çocuk, kötü hissettiğinde onun yanına gidin, duygularını dinleyin ve hislerini ifade etmesini teşvik edin. Bu, güven duygusunu artırır.
Açık iletişim kanalları oluşturun. Gün içerisinde herkesin hissettiklerini paylaşabileceği kısa sohbetler düzenleyin. Bu süreçte herkesin görüşlerine değer verdiğinizi hissettirin, böylece aile bağları güçlenir.
Çocuklarınızı ve eşinizi eleştirmekten kaçının. Yapıcı geri bildirim verin. Olumsuz durumlarda çözüm odaklı yaklaşın. Mesela, “Bu konu şöyle olmalı” demek yerine “Bu durumdan nasıl çıkabiliriz?” diye sorabilirsiniz.
Ortak zaman geçirmek, aile üyeleri arasındaki bağı kuvvetlendirir. Yemek yemek, oyun oynamak veya dışarıda yürüyüşe çıkmak gibi aktiviteler planlayın. Bu zamanlarda, herkesin rahatça konuşabileceği bir ortam oluşturun.
Problemleri açıkça tartışın, fakat sadece sorunlar üzerinde durmayın. Aynı zamanda sevgi ve destek dolu anları hatırlayın. Bu, aile dinamiklerini dengelemeye yardımcı olur.
Aile içindeki çatışmalarda sabırlı olun. Herkesin duygu ve düşüncelerini ifade etmesine fırsat tanıyın. Uzlaşma arayışında olun ve karşılıklı olarak anlaşmaya varmaya çalışın.
Son olarak, ailenizdeki gibi küçük farklılıkları kutlayın. Her bireyin kendine özgü olduğunu kabul edin ve bu çeşitliliği bir zenginlik olarak görün. Böylece iletişim daha da güçlenecektir.








