Bazı insanlar toplumda kendilerini yabancı hissederler. Bu durumu kişi çeşitli nedenlerle yaşayabilir. Bazıları cesaretten yoksundur, diğerleri çok karmaşıktır ve hala diğerleri geçmiş hatalarıyla baş edemez. Her halükarda, bu konuya daha dikkatli yaklaşmak ve sorunu anlamak gerekir.

Bu nedir??
Psikolojide bu kelimenin kendine has bir anlamı vardır. Yabancılaşma genellikle bir kişiye karşı duyulan güven eksikliği veya bir kişiye ya da bir grup insana karşı duyulan soğukluk hissi olarak kabul edilir.
Basit bir deyişle Yabancılaşmış bir kişi çeşitli türden deneyimlerden kaçınmaya çalışır. Bu da kendi içine kapanmasına neden olur. Bu durum, günlük etkileşimlerden çok yakın ilişkilere kadar insan yaşamının tüm alanlarını kapsar. Yabancılaşma bir patolojidir, çünkü özünde kayıtsızlık, mesafe ve dostane olmama vb. vardır. Bu durum yaşamın tüm alanlarına yayılır.

Yabancılaşmada, kişi olan biten her şey için neredeyse hiçbir duygu hissetmez. Topluma ve işine karşı ilgisiz ve sıkılgandır. Özne hem işinden hem de düşüncelerinden kaçmaya çalışır. Bunun yerine, zamanını yanlış yönlerde geçirmeyi seçer. Örneğin, bir bilgisayar oyununa dalmak veya sürekli uyumak.
Kişi toplumla arasına mesafe koymaya çalıştığında yalnızlık ve özgürlüksezlik hisseder. Bu durumda, kişinin kendi “ben”ine ait olma duygusunu kaybetmesi söz konusudur.
Bu durumda, dış dünya böyle bir kişi tarafından düşmanca olarak algılanır. Bu çok tehlikelidir. Yıkıcı duygular yaşamın her alanında reddedilmeye neden olur. Yabancılaşmanın kolaylıkla nefretle eşdeğer tutulabileceği bir sır değildir. Bu duygu bireyin bütünlüğünü ve uyumunu ihlal eder.
Bu durumda kişi zorluklar karşısında güçsüzlük ve varoluşun anlamsızlığı hissine kapılır.
İlişkilerde yabancılaşma, insanlar arasında mesafeye neden olur. Hiçbir şey yapılmazsa, ilişkide bir bozulma olacaktır. Örneğin, bir karı koca birbirleriyle samimi konularda konuşmayı bırakırlarsa birbirlerine yabancılaşacaklardır.

Çoğu durumda yabancılaşma ruh düzeyinde reddedilmeye yol açar. Ve eğer böyle kötü bir duygunun gelişmesine izin verirseniz, o zaman durum kontrolden çıkabilir ve büyük kayıplara yol açabilir.
Yabancılaşma ile başa çıkma yöntemleri: Yabancılaşmanın üstesinden gelmek için düzenli sosyal etkileşimlerde bulunmak, duygu ve düşünceleri paylaşmak oldukça önemlidir. Psikoterapi de bireyin kendini ifade etmesine ve duygusal bağlarını yeniden kurmasına yardımcı olabilir. Meditasyon ve zihinsel farkındalık uygulamaları, bireyin içsel huzurunu bulmasına ve aidiyet duygusunu güçlendirmesine katkıda bulunabilir. Ayrıca, ilgi alanlarına yönelik yeni aktiviteler denemek, sosyal ilişkileri geliştirmek ve destek gruplarına katılmak yararlı olabilir.

Oluşum nedenleri
Bir kişi kendisiyle çatışma halindeyse, etrafındaki tüm dünyaya karşı yabancılaşma hissine kapılabilir. Varoluşçular için yabancılaşma, sezgisel ve rasyonel bilinç arasında bir çatışma olduğunda ortaya çıkar. Onlara öyle geliyor ki, özgürlüğü bulduklarında iç çelişkilerinin üstesinden gelebilecekler.
Prensip olarak, birçok insan hayatında en az bir kez bu duyguyu yaşamıştır. Bu da bazı psikolojik sorunlara yol açmıştır. Örneğin, ailenizde ya da işinizde yabancılaştığınızı hissettiniz. Ve hemen hayatınızda kötü bir şeyler olduğu hissine kapılıyorsunuz.

Yıkıcı durumun üstesinden gelmezseniz, olduğunuz yerde takılıp kalır ve ilerlemeyi durdurursunuz.
Şimdi yabancılaşma duygularının ortaya çıkmasının yaygın nedenlerine bakalım.

Tezahür biçimleri
Yabancılaşma kendini yakın çevreden soğuma ve kopma şeklinde gösterir. Sonra sosyal bağlar kopuyor. Zor görevler karşısında güçsüzlük. Olan bitenin anlamsızlığı ilgisizliğe yol açıyor.

Yabancılaşmanın kendini gösterdiği biçimleri ele alalım.
Yabancılaşmanın birçok tezahür biçimi vardır. Bunlar arasında sosyal yabancılaşma, ekonomik yabancılaşma ve psikolojik yabancılaşma bulunmaktadır. Sosyal yabancılaşma, bireyin toplumsal gruplar ve normlarla arasındaki bağın zayıflamasını ifade ederken; ekonomik yabancılaşma, bireyin üretim süreçlerinde kendi emeğinin nesneleşmesi nedeniyle hissettiği kopukluğu belirtir. Psikolojik yabancılaşma ise bireyin içsel dünyasındaki boşluk ve yalnızlığa işaret eder.
Bunun yanı sıra, yabancılaşma sürecinin aşamaları, bireyin kendini nasıl ifade ettiğini ve çevresiyle olan etkileşimini etkileyebilir. Zamanla, bireyde özgüven kaybı ve melankoli gibi duygusal durumlar gelişebilir. Yabancılaşmanın üstesinden gelmek için toplumsal destek ve aidiyet duygusu geliştirilmesi önemlidir.
Bununla nasıl başa çıkılır??
Yabancılaşma gibi kötü bir duyguyla başa çıkmak gerekir. Siz veya sevdiğiniz biri aniden bu duruma düşerseniz ne yapacağınızı düşünün.








