
Bir insanın yaşamı boyunca edindiği tüm bilgiler kafasında depolansaydı, insan bilinci düzgün bir şekilde işleyemezdi. Beyin periyodik olarak “kapanarak” ve “yeniden başlatılarak” kendini kurtarır.
Psikolojide tanım
Unutma, daha önce algılanan bilgilerin tamamen veya kısmen kaybedilmesinden oluşan doğal bir süreçtir ve kendini iki şekilde gösterir:

Unutmak, belirli bilgilerin kaybedilmesidir. Süreç, malzeme izlerinin gücünün azalması, iz bırakmadan kaybolması veya münferit unsurlar arasındaki bağlantının kaybolması ile karakterize edilebilir ve bu da verilerin bozulmasına yol açar.

Psikologlar belirli bir özelliğe göre yapılan iki sınıflandırma sunuyor:

Unutmanın nedenlerine ilişkin bir sınıflandırma da vardır:

Alman psikolog Hermann Ebbinghaus, anlamsız materyallerin hafızadan kaybolmasına ilişkin bir model ortaya koymuştur. Grafiksel unutma eğrisi, belirli bir zaman noktasında hatırlanan bilgiyi yüzde olarak yansıtır.

Herhangi bir anlamsal çağrışım uyandırmayan kelimeler hızla unutulur. Ezberlemenin ilk saatinden sonra, materyalin yaklaşık %60’ı aklınızdan çıkar. Bir kişi 9 saat sonra bilginin %36’sını, 6 gün sonra %25’ini hatırlar, bir ay sonra başlangıçta öğrenilen bilginin yaklaşık olarak aynısı veya biraz daha azı akılda kalır.
Unutma mekanizması
Tüm bilgiler eninde sonunda az ya da çok unutulur. Beyin yapılarını korumak için izlerinin bellekten silinmesi gerçekleşir. Unutma süreci genellikle sinir hücrelerinin katılımıyla beyinde gerçekleşir. Aşırı unutkanlık çeşitli beyin bozukluklarına veya yorgunluğa işaret edebilir. Hafıza kayıpları genellikle vücudun ihtiyaç duyduğu adaptif bir süreçten kaynaklanır.
Unutmanın belirli yasaları vardır. Sonuçlar ve genellemeler, tek tek ayrıntılardan daha iyi hatırlanır. Mekanik olarak öğrenilen materyal çabuk unutulur. Anlamlı ezberleme bilgiyi yavaşça bellekten atar.
Tam ve kısmi, uzun süreli ve geçici unutmalar vardır. Uzun süreli unutmanın etkileri kişiden kişiye değişebilir ve bazı bireyler için anıların yeniden hatırlanması zor olabilir. Bunun yanında, bazı teknikler kullanılarak unutulan bilgilerin geri kazanılması mümkün olabilir.
Bilgi tamamen unutulduğunda, beyindeki sinir bağlantıları parçalanır. İzlerin geçici olarak yer değiştirmesi engellenmelerinden, uzun süreli unutmalar ise kaybolmalarından kaynaklanır. Unutma yasaları, ruh sağlığını tehdit eden güçlü deneyimlerin ve travmatik anıların hafızadan silinmesini sağlar. Bir savunma mekanizması tetiklenir. Bu durumda, beynin ana motivasyonu olumsuz bilgilerden kurtulmaktır.
Öğrenilen materyalin pekiştirilmemesi becerinin kaybolmasına neden olur. Kişi öğrendiği bilgiyi ne kadar uzun süre ve ne kadar doğru kullanırsa, hafızadan o kadar uzun süre silinmez. Bilginin uygulanma sıklığı unutma mekanizmasını etkiler. Ayrıca, düzenli tekrarlar ve aktif hatırlama teknikleri kullanarak bilgi kalıcılığı artırılabilir.
Beyin, unutma sürecinde bazı bilgileri daha önemli olarak değerlendirir ve bu nedenle unutmamaya çalışır. Yani, bireyin duyduğu anılar ve deneyimler arasındaki duygusal bağlar, unutma mekanizmasını önemli derecede etkileyebilir.
Sonuç olarak, unutma sadece bir kayıp değil; aynı zamanda beyinde düzenlemeye ve bilgi yönetimine yardımcı olan bir süreçtir. Unutmanın farkında olmak, bireylerin öğrenme yöntemlerini optimize etmesine ve zihinsel sağlığını korumasına yardımcı olabilir.
Nedenler
Psikologlar, çeşitli olayların hafızadan silinmesini etkileyen bir dizi faktör tanımlamaktadır.

Uyarı
Aşağıdaki ezberleme modelleri vardır:
Tekrar, bilginin hafızadan silinmesine karşı önemli bir araçtır. Unutma sürecinin önlenmesi, materyalin öğrenilmesinin ilk aşamasında tekrarlanmasıyla önlenebilir, çünkü ilk seferde bilgi hızla kaybolur. Öğrenme materyali neredeyse unutulduğunda, onu hafızaya geri yüklemek zaten zordur. Rus pedagog K. Д. Ushinsky bu süreci, bir kerede güçlendirilmesi her zaman yıkıntıları onarmaktan daha kolay olan bir binaya benzetmiştir. Yeni bilgi hemen tekrarlanmalıdır, bu durumda tekrar için daha az zamana ihtiyaç duyulacak ve yeniden üretilmesi daha kolay olacaktır.

Edinilen bilginin uygulamaya geçirilmesi de unutma sürecini engeller. Sürekli problem çözen veya alıştırma yapan, belirli kuralları hafızasına sağlam bir şekilde sabitleyen bir öğrenci.
Unutma ve Öğrenme İlişkisi
Öğrenme sürecinde unutma, bilgilerin zamanla kaybolmasına neden olur. Bunu önlemek için tekrar yöntemlerini kullanın. Bilgilerinizi düzenli aralıklarla gözden geçirin. Bu, hafızanızın güçlenmesine katkı sağlar.
Unutmanın bir diğer nedeni de bağlam kaybıdır. Öğrenilen bilgilerin hangi hedefle edinildiğini hatırlamak, öğrenme sürecini anlamlandırır. Bu yüzden, öğrendiğiniz bilgileri gerçek hayatta uygulamaya çalışın. Pratik yaparak hafızanızı kuvvetlendirin.
Öğrenme sırasında duygusal durum da önemlidir. Olumlu bir ortamda öğrenmek, bilgilerin kalıcılığını artırır. Kendi motivasyonunuzu yükseltin. Hedefler belirleyin ve bunlara ulaşmak için adımlar atın.
Akılda kalıcılığı artırmak için görsel ve işitsel materyaller kullanabilirsiniz. Zihinsel imgeler oluşturmak, bilgilerinizi pekiştirmenize yardımcı olur. Ayrıca, öğretme yöntemi de öğrenmeyi etkiler; başkalarına bir konuyu anlatmak, kendi bilginizi daha iyi anlamanızı sağlar.
Sonuç olarak, unutmayı azaltmak ve öğrenmeyi kalıcı hale getirmek için pratik, tekrar, bağlam ve duygusal durum üzerinde durmalısınız. Bu stratejiler, öğrenme sürecinizi geliştirecek ve bilgilerinizi sağlamlaştıracaktır.
Unutmanın Günlük Hayattaki Rolü
Unutma, zihinsel sağlığın korunmasında önemli bir yere sahiptir. Günlük hayatta karşılaştığımız aşırı bilgi yüklemesi, aklımızı meşgul edebilir ve bu durumun üstesinden gelmek için bazı şeyleri unutmak faydalı olabilir. Özellikle stresli anlar veya olumsuz deneyimler üzerine düşünmek, ruh halimizi olumsuz etkileyebilir. Bu durumda, unutma mekanizması devreye girer ve gereksiz yüklerden kurtulmamıza yardımcı olur.
Ayrıca, unutma yeni bilgi öğrenme sürecinde de rol oynar. Öğrenirken geçmiş bilgiler arasında seçim yapmamız gerekir. Bu zorunluluk, eski bilgileri unutmamız gerektiği anlamına gelmez; ancak, öncelikli bilgiler üzerinde yoğunlaşmamıza zemin hazırlar. Düzenli olarak yeni bilgiler öğrenmek, beyindeki sinaptik bağlantıların güçlenmesine yardımcı olur.
Günlük yaşamda unutmanın bir diğer avantajı ise ilişkiler üzerindeki etkisidir. Geçmişteki kırgınlıkları, olumsuz anıları veya yaşanmış olayları hafızadan silmek, sağlıklı ilişkilerin sürdürülmesine katkı sağlar. İnsanlar arasındaki etkileşimde empati ve anlayış geliştirmek, bu sürecin doğal bir parçasıdır. Unutma, zarar vermek yerine bağları güçlendirir.
Ruhsal dengemizi korumak için unuttuklarımıza odaklanmak önemlidir. Yanlış hatıralar ya da olumsuz duygular, zihnimizi meşgul eder ve yaşam kalitemizi düşürür. Bu nedenle, zaman zaman durup, yaşamımızda gerçekten önemli olanları belirlemek ve gereksiz duygusal yükleri bırakmak gerekir.
Sonuç olarak, unutmanın yenilenme ve öğrenme süreçlerinde nasıl bir öneme sahip olduğunu anlamak, zihinsel sağlığımızı iyileştirmekte büyük bir adım atmamıza olanak tanır. Belli zaman dilimlerinde unutmanın getirdiği rahatlama hissini deneyimlemek, daha sağlıklı bir yaşam sürdürmemize yardımcı olabilir.








